Ege’nin Arkeoloji Vadisi: Aigai ve Çevresi
Tur programı Çiçekli’de geleneksel köy kahvaltısı (Çiçekli Sofrası / Çiçekli Gastronomi
Durağı) ile başlar. Bölgenin yerel üretim kültürünü yansıtan zeytinyağlılar, taze otlar, köy
peynirleri ve köy ekmeği gibi ürünler eşliğinde alınan bu kahvaltı, günün geri kalanına doğal
ve yöresel bir başlangıç sunar. Ziyaretçiler, Çiçekli’nin tarımsal üretim pratiklerinin mutfak
kültürüne nasıl yansıdığını doğrudan deneyimler. Kahvaltı noktası, Yunt Dağları’nın güney
eteklerine açılan kırsal peyzajı ile turu bölgenin doğal topoğrafyasına uyumlu bir şekilde
başlatır.
Kahvaltının ardından rota Manisa Müzesi’ne (Manisa Arkeoloji Müzesi / Manisa Kültürel
Miras Koleksiyonu) yönelir. Müze, Prehistorik Çağlardan Osmanlı dönemine kadar uzanan
seçkin eser gruplarıyla Yunt Dağları ve Gediz Havzası arasındaki kültürel etkileşimin çok
katmanlı tarihini açığa çıkarır. Lydia, Aiolis ve Roma dönemlerine ait buluntular; bölgenin
politik, ekonomik ve kültürel dönüşümünü arkeolojik bir bütünlük içinde sunar.
Programın üçüncü durağı Yoğurtçu Kalesi’dir (Yoğurtçu Hisarı / Yoğurtçu Tepe Yerleşimi).
Stratejik bir yükselti üzerinde yer alan bu savunma yapısı, ovayı kontrol eden konumuyla askeri
organizasyonun mekânsal boyutlarını gösterir. Kalenin hâkim noktası, Yunt Dağları’nın
güney hattını ve Gediz Ovası’nı birlikte okuyabilme imkânı sağlayarak savunma
mimarisinin topoğrafya ile ilişkisini çarpıcı biçimde ortaya koyar. Sur hatları, gözetleme
konumları ve çevre coğrafyayla kurduğu bağlantı, antik ve ortaçağ savunma sistemlerinin
incelenmesi için ideal bir gözlem alanı yaratır.
Günün son etabı Aigai Antik Kenti’dir (Aigai Aiolis Kenti / Aiol Yerleşimi Aigai). Yunt
Dağları’nın kuzey yamaçlarında konumlanan bu Helenistik–Roma dönemi kenti; agora, stoa,
meclis binası (bouleuterion), nekropol alanları ve teraslı yerleşim düzeniyle Aiolis dünyasının
siyasal ve toplumsal yapısına ışık tutar. Aigai’nin dağlık topoğrafya üzerinde şekillenen kentsel
planı, Yunt Dağları’nın doğal savunma avantajlarını ve bölgenin kırsal hinterlandı ile kurduğu
ekonomik ilişkileri anlamayı mümkün kılar. Tarım–ticaret eksenli işleyiş, hem dağ yerleşimi
hem de bölgesel ekonomi bağlamında okunabilir.
Bu tur bütünlüğü içinde katılımcılar; yerel gastronomi – bölgesel arkeoloji – savunma
mimarisi – antik kentleşme temalarını aynı rota üzerinde deneyimleyerek, Yunt Dağları ile
Gediz Havzası arasındaki kültürel ve coğrafi sürekliliği çok yönlü biçimde gözlemleme
imkânı bulurlar.
Durağı) ile başlar. Bölgenin yerel üretim kültürünü yansıtan zeytinyağlılar, taze otlar, köy
peynirleri ve köy ekmeği gibi ürünler eşliğinde alınan bu kahvaltı, günün geri kalanına doğal
ve yöresel bir başlangıç sunar. Ziyaretçiler, Çiçekli’nin tarımsal üretim pratiklerinin mutfak
kültürüne nasıl yansıdığını doğrudan deneyimler. Kahvaltı noktası, Yunt Dağları’nın güney
eteklerine açılan kırsal peyzajı ile turu bölgenin doğal topoğrafyasına uyumlu bir şekilde
başlatır.
Kahvaltının ardından rota Manisa Müzesi’ne (Manisa Arkeoloji Müzesi / Manisa Kültürel
Miras Koleksiyonu) yönelir. Müze, Prehistorik Çağlardan Osmanlı dönemine kadar uzanan
seçkin eser gruplarıyla Yunt Dağları ve Gediz Havzası arasındaki kültürel etkileşimin çok
katmanlı tarihini açığa çıkarır. Lydia, Aiolis ve Roma dönemlerine ait buluntular; bölgenin
politik, ekonomik ve kültürel dönüşümünü arkeolojik bir bütünlük içinde sunar.
Programın üçüncü durağı Yoğurtçu Kalesi’dir (Yoğurtçu Hisarı / Yoğurtçu Tepe Yerleşimi).
Stratejik bir yükselti üzerinde yer alan bu savunma yapısı, ovayı kontrol eden konumuyla askeri
organizasyonun mekânsal boyutlarını gösterir. Kalenin hâkim noktası, Yunt Dağları’nın
güney hattını ve Gediz Ovası’nı birlikte okuyabilme imkânı sağlayarak savunma
mimarisinin topoğrafya ile ilişkisini çarpıcı biçimde ortaya koyar. Sur hatları, gözetleme
konumları ve çevre coğrafyayla kurduğu bağlantı, antik ve ortaçağ savunma sistemlerinin
incelenmesi için ideal bir gözlem alanı yaratır.
Günün son etabı Aigai Antik Kenti’dir (Aigai Aiolis Kenti / Aiol Yerleşimi Aigai). Yunt
Dağları’nın kuzey yamaçlarında konumlanan bu Helenistik–Roma dönemi kenti; agora, stoa,
meclis binası (bouleuterion), nekropol alanları ve teraslı yerleşim düzeniyle Aiolis dünyasının
siyasal ve toplumsal yapısına ışık tutar. Aigai’nin dağlık topoğrafya üzerinde şekillenen kentsel
planı, Yunt Dağları’nın doğal savunma avantajlarını ve bölgenin kırsal hinterlandı ile kurduğu
ekonomik ilişkileri anlamayı mümkün kılar. Tarım–ticaret eksenli işleyiş, hem dağ yerleşimi
hem de bölgesel ekonomi bağlamında okunabilir.
Bu tur bütünlüğü içinde katılımcılar; yerel gastronomi – bölgesel arkeoloji – savunma
mimarisi – antik kentleşme temalarını aynı rota üzerinde deneyimleyerek, Yunt Dağları ile
Gediz Havzası arasındaki kültürel ve coğrafi sürekliliği çok yönlü biçimde gözlemleme
imkânı bulurlar.

